Av.YELDA KAYA
Ortaklar cad. Sabah apt.N:6/8
Mecidiyeköy-Şişli/İstanbul
Tel : 0212 347 27 50-51-52
ANKARA ( ) SULH CEZA MAHKEMESİ’NE
Gönderilmek Üzere
ÜSKÜDAR ( ) SULH CEZA MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİ’NE
ŞİKAYETÇİ : ALİ TEZEL TC 48718325794
Cumhuriyet mah. Uzundere sk.N:15A/32 Üsküdar/İstanbul
VEKİLİ : Av.YELDA KAYA (adres antettedir.)
TC
18178834976 Mecidiyeköy VD 5350088679
KARŞI TARAF : TURKUAZ GAZETE DERGİ BASIM A.Ş. GRUBU
Şikayet Olunanlar ATV TELEVİZYONU Genel yayın Yönetmeni
ERDOĞAN AKTAŞ
Barbaros
Bulvarı N:153 Balmumcu-Beşiktaş/İstanbul
TALEP KONUSU : Cevap ve Tekzip Hakkımızın Kullandırılması talebimizdir.
AÇIKLAMALAR :
1) Haber
alma hakkının Anayasal bir hak olması yanında, kişilik haklarının da Anayasal
koruma altında olduğu hukuki bir gerçektir. Hiç kimsenin özel hayatı, ailesi,
konutu ile ilgili konularda başkalarının keyfi muamelelerine, şeref ve
haysiyetine yönelik saldırılara maruz bırakılamayacağı, bu tür muamelelere
karşı kanun ile korunma hakkına malik olduğu esastır.
“..Kişileri
eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği
taşıyan ifadelere yer verilemeyeceği, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar
dışında kişilerin özel yaşamlarının yayın konusu olamayacağı, haberlerin
doğruluğuna emin olmadan yayınlanamayacağı, yanlış yayınlardan kaynaklanan
cevap ve tekzip hakkına saygı duyulacağı…” Basın
Meslek İlkeleri ile Basın Konseyi Sözleşmesi esaslarındandır.
Anayasa, İnsan
Hakları Evrensel Bildirisi md.12, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslar arası
Sözleşmeler md.17, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi md.8, Basın Yasası, 2954,
3984 sayılı yasalar ile TCK’da da yer alan düzenlemeler, “Hiç kimse özel
hayatı, ailesi, konutu veya yazışması konularında keyfi karışmalara, şeref ve
şöhretine karşı saldırılara maruz bırakılamaz. Herkesin bu karışma ve
saldırılara karşı kanun yoluyla korunma hakkı vardır. “ esası benimsenmiştir.
1982 Anayasası
md.17-20 hükmünde herkesin özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı
düzenlenirken; md.32 hükmünde Cevap ve Düzeltme Hakkı kabul edilmiştir. “
Düzeltme ve cevap hakkı ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması
veya kendileri ile ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır.
Yayınlanmazsa ilgili hakimin müdahalesi istenir.”
2954 sayılı kanun
md.5 j hükmü; “kişilerin özel hayatlarına, şeref ve haysiyetlerine saygılı
olmak ve dürüstlük anlayışına bağlı olmak şeklinde yayın esaslarını belirlemiş,
tarafsız ve doğru yayın yapmak, herhangi kişi veya grubun menfaatlerine ve
başkalarının rahatsızlığına yol açacak yayın yapmamayı hüküm altına almıştır.
3984 sayılı kanun
md.4 ve Yönetmeliğin md.5’de yayın ilkeleri belirlenmiş, bu yayın ilkelerine
aykırı davranılması durumunda; yani yayının kişi haklarına aykırı, asılsız,
özel hayatın gizliliğini ihlal edici,
adalet ve tarafsızlığa aykırı, eleştiri sınırının ötesinde aşağılayıcı, iftira
niteliği taşıyan haberlerde cevap ve düzeltme hakkının kullanılması hükme
bağlanmıştır.
2) Müvekkil
Ali Tezel’in, boşanma davası ikame ettiği eşi Meryem Tezel’in eşi Ali Tezel
aleyhinde asılsız, mesnetsiz, iftira içerikli ve boşanma davasında görülmekte
olan vakıaları çarpıtarak vekili Av.Bülent Akbaş ile birlikte; şikayet olunan
Turkuaz Gazete dergi Basım A.Ş. Grubuna ait Sabah –Takvim Gazeteleri ile ATV
adlı Televizyon kanalında, değişik zamanlarda demeç, röportaj verdiği; bu
kuruluşun da sorumsuz ve ilkesiz yayın anlayışı ile; dürüst-tarafsız-doğru
yayın yapmak anlayışına tamamen aykırı şekilde, haberlerin doğruluğunu
araştırmadan, haber aktarma gayesinin ötesinde, aşağılayıcı ve iftira niteliği
taşıyan şekilde haber yaptığı ve bu yöndeki beyanları taraflı ve kamuoyunda
infial uyandıracak şekilde verdiği; bu suretle müvekkilin kişilik haklarına,
şeref ve haysiyetine, özel hayat dokunulmazlığına saldırı teşkil eden haksız
eylemde bulunulduğu vakıadır.
Şikayet olunan
tüzel kişilik, günlük yazılı basın organı Sabah ve Takvim gazeteleri nin
13.06.2010-14.06.2010 tarihli
nüshalarında olduğu gibi; 16.06.2010 tarihinde kendisine bağlı televizyon
kanalı olan ATV’de yayınladığı Ana Haber Bültenindeki, 2 dakika 6 saniye süren
haberinde müvekkillin eşi Meryem Tezel’in boşanma davamıza cevaplarına da konu
ettiği iftira kabilinden demeçlerine yer vererek, bu beyanların doğruluğunu
araştırmadan , bu demece yorum ve ara başlıklarla kesinlik izlenimi
uyandıran aşağılayıcı, müstehzi bir
üslup katarak, müvekkilin şeref ve haysiyetine saldırı oluşturan ve özel
hayatın gizliliğini ihlal edici yönde yayın yapmıştır. Şikayet olunan
tarafından yapılan haberlerde, yukarıda
anılan şekilde, Anayasa, ,Basın Yasası, Basın Meslek İlkeleri, Medeni Kanun,
TCK, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 2954 ve 3984 sayılı yasalara aykırı yayınlar yapmıştır.
( 16.06.2010
tarihli Ana Haber Bülteninde yer alan anılan Meryem Tezel ‘le ilgili bölüm
CD’si Üst Kuruldan talep edilecektir.)
3) Şikayet
olunanların hukuka aykırı bu eylemlerinden dolayı müvekkilin düzeltme ve cevap
hakkı doğmuş, sayın mahkemeye müracaatla hakimin müdahalesini dahil kılarak
tekzip metninin yayınlanmasını, yayın konusu haberlerin suç mahiyeti
taşıdığının tespiti hususunda karar verilmesini talep zaruri olmuştur.
TEKZİP METNİ
Sayın muhataplar ( tıpkı yazılı basın
organlarınız Sbah-Takvim ve Star Gazeteleri gibi);
ATV
adlı Televizyon kanalınızdaki Ana Haber Bültenindeki 2 dakika 6 saniye süren
haberinizde; müvekkil Ali Tezel’in
derdest boşanma davası ile ilgili olmak üzere; davalı Meryem Tezel ağzından
sadır olmak üzere; sübuta ermemiş,
ermesi mümkün olmayan iftira kabilinden beyanlar;; iddiaların masum 3.kişilerin
de olaya dahli mahiyetiyle, basın etiğine uygun olmayan şekilde, müvekkil ile
mesai arkadaşları ile baldızının kişilik hakları haleldar olacak denli yanlı
bir üslupla asılsız ifadeler yer almıştır.
Bağımsız yargının muhakemesinde
bulunan dava ile ilgili vakıalar haberinizde,tek yanlı olarak, müvekkilin zaten
boşanma davası açmasına sebep davalı eylemlerinin de ispatı niteliğindeki ve
gerçek dışı beyanları esas kabul edilip, doğrulukları araştırılmadan rating
kaygısıyla magazinel olarak yer almıştır.
Davalı eşin, zaten boşanma davası
açılmasına da konu ve evlilik birliğini temelinden sarsan eylemlerini
destekleyen haksız, mesnetsiz, gerçek dışı iddiaları; bağımsız yargıya müdahale
ve dahi müvekkilin mesai arkadaşları ve davalının kendi öz kız kardeşi hedef
gösterilerek 3. şahısların ve müvekkilin manevi kişilik haklarına saldırı
oluşturacak şekilde, haber niteliği atfedilemeyecek denli öznel bir mahremiyet
alanına girilip buna da, davalının asılsız iddiaları vesile yapılarak yanlı,
subjektif, yoruma dayalı skandal başlıklı talihsiz haberiniz yayınlanmıştır.
Habercilik ahlakıyla bağdaşmayan,
doğruluğu araştırılmadan verilen haberle, müvekkilin yılların emek ve
çalışmasıyla elde ettiği haklı saygınlık zedelenmeye çalışılmış, müvekkilin
hakları haleldar edilerek, kamu oyunun müvekkile karşı nefret ve düşmanlık
beslenmesi kastına matuf iddialar habere dönüştürülmüştür. Zaten davanın devam
ettiği sayın Aile Mahkemesi Hakimliği’nden talep edilen yayın tedbiri talebini
doğrular nitelikte, davalı tehditlerinin gerçekleştirilmesine vesile olunmuş, Anayasal
koruma altındaki kişilik haklarına saldırı, yayın yoluyla işlenmiştir. Bu
arada, müvekkilin danışmanlık şirketi, çalışanları, bu kişilerin emek ve
gelecekleri de hiçe sayılarak masumiyetleri pahasına ekmekleriyle oynanmıştır.
Haber içeriklerinde geçen;
“…eşinin kardeşiyle kendisini aldattığı, tarlada ırgatlık yaparak evlendik,
parayı bulunca değişti, emekçisine yani eşine kötü davrandı, beni baldızıyla aldattı, başka kadınlarla ile de aldattı, kafama her yerime vurdu, elinde
bıçak vardı, kulağımı kesti, 1.5 cm. delik açtı,
bıçak yaralarını sonradan gördüm.muhafazakar kesimde erkeklerin parayı bulunca
uçkur peşine düşmesi sosyal bir sorundur….” gibi asılsız davalı iddialarına,
dava dilekçelerinde geçen haksız ve sübuta ermesi mümkün olamayacak beyanlarına
yorumlar da ekleyerek emeklilik uzmanı eşini , eşini dövdü, bıçakladı…gibi
haber değeri kalmamış olayları sansasyonel üslupla başlıklandırarak müvekkili
küçük düşürme, kötüleme gayreti paylaşılmış ve suç oluşturan eylemlerde bulunulmuştur.
Davalının boşanma davasını
hazırlayan kusurlu davranışlarıyla, karı-koca kıskançlığını aşan sınırlarda,
yılların evliliğini, müşterek çocukların psikolojilerini, torun sahibi
olmalarının sorumluluğunu hiçe sayarak, boşanma isteğini fahiş maddi
taleplerine gerekçe yaparak, müvekkile “elinde ne varsa alacağım, seni
bitireceğim, bunun yolu basın-medya ise gazetelere manşet yapacağım…”
şeklindeki tanıklığımızda geçen, aksine bildiğini iddia ettiği aldatma
eylemlerine göz yumduğunu söylediği bir çerçevede bile inandırıcılığı ve
masumiyeti kalmamış tehditlerini gerçekleştirdiği; evlilik kurumunun
emek-manevi değer temelini tahrip eder gayesine matuf zemini kurumunuza bağlı
gazetelere verdiği demeç ve röportajları
gibi, kanalınız olarak olarak seçmesinde
bir sürpriz olmamakla; özensiz, dikkatsiz, “çamur at izi kalsın” tarzı
haberlere vesile olan sistematik yayın anlayışınızı da eleştirerek gerçekleri
aktarmak ve yayınlamanız gerekliliğini talep hasıl olmuştur. Davalı-Karşı
davacı Meryem Tezel’den önce ve kusurlu davranışlarının evlilik birliğini
temelinden sarsması nedenlerine bağlı davamızın da konusunu oluşturmak üzere;
Müvekkil Ali Tezel davalı
eşini kız kardeşi ile aldatmamış, diğer kadınlarla da her hangi duygusal ya da böyle adlandırılacak
bir ilişkiye girmemiş, eşini cana kast veya pek fena muamele olarak
değerlendirilebilecek bir darba, hele de bıçaklama eylemine maruz bırakmamış,
bugüne değin şiddet, küfür içeren bir üslup ne eşine, ne çocuklarına,ne de
çevresine karşı kullanmamış; sadakatsiz sayılabilecek hiçbir ilişki biçiminin
içinde olmamış, geceden sabaha çalıştığı bir temponun içinde ailesi için
kazanmayı hedeflemiş, eşi de çalıştığı halde kazancını müşterek harcamalara
dahi katmamış, öğretmen maaşı olan eşinin desteği olmaksızın aldığı mal
varlığından ne baldızı ne de kimseye sebepsiz mal edindirmemiş, eşine duyduğu
güvenle yarın trilyon değerinde menkul gayrimenkul malı eşi üzerine yapmış,
çocuklarına karşı her zaman sevgi dolu müşfik bir baba olmuş, 10.05.2010
tarihinde gelişen ve polise intikal ettirilen olaydan sonra çocukları ve eşi
ile müşterek çatı altında yaşamış, kalmış, hatta tüm gelişmelerin müsebbibi eşi
kendisinden özür dileyerek barışmalarını istemiştir. Dolayısıyla aktarılan
vakıaların değerlendirilmesi sayın mahkemeye ait olmakla, yayın organınızın
yanlı, müvekkilin sosyal ve kamuya mal olmuş kişiliğini de hedef alan
haberlerine yönelik iş bu tekzip metni yayınlanmasını talep zaruri olmuştur.
Anayasa, Basın Yasası, Basın
Ahlak İlkeleri, Medeni Kanun ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 2954 ve 3984
sayılı kanunlara tamamen aykırı
haberinizi havi TV yayınızı şiddetle kınadığımızı belirtir, bu haber metni
yahut metinlerinin her türlü hukuki,
cezai, mali dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla aynı sayfalarda, aynı
puntolarla ve diğer yasal koşullara uygun olarak yayınlanmasını vekaleten rica
eder, iş bu haklı talebimizin ifasını ihtar ederim. Saygılarımla
TEKZİP
TALEP EDEN VEKİLİ
Av.YELDA
KAYA
HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa, Basın Yasası, Basın Ahlak İlkeleri, Medeni
Kanun ve Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi, TCK, 2954 ve 3984 sayılı kanunlar, her türlü yasal mevzuat
hükümleri.
DELİLLER : Üsküdar 2.Aile Mahkemesi
2010/322E. sayılı dosyası, 13.06.2010-14.06.2010 tarihli Sabah gazetesi,( aynı
tarihli Takvim gazeteleri) 16.06.2010 tarihli ATV ana haber bülteni haberi, her türlü kanuni deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Arz ve izah edilen ve resen gözetilecek
sebeplerle; Anayasa, Basın Yasası , Basın Ahlak prensiplerine, 2954 ve 3984
sayılı kanunlara aykırı olarak verilen şikayet olunanlara ait ATV adlı
kanalda,16.06.2010 tarihli haberlerde müvekkilin kişilik haklarına ağır saldırı
oluştuğundan, dilekçemiz içeriğinde
mevcut tekzip metninin sayın hakimliğinizce incelenerek yayınlanması yönünde
karar verilmesi; haber içeriklerinin suç oluşturup oluşturmadığının da tespiti,
tekzip metninin yayınlanmaması halinde ilgili cezaların uygulanması , yargılama
masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz
ve talep ederim. Saygılarımla. 28.06.2010
TALEPTE BULUNAN ŞİKAYETÇİ
ALİ TEZEL VEKİLİ
Av.YELDA
KAYA